Prof. Dr. Ersan ŞEN - Spor Müsabakalarında Bahis Ve Şans Oyunları Oynatma Suçu

Ancak para sayılan, tedavül kabiliyeti bulunan, yerli ve yabancı her türlü para, aracılık suçuna konu olabilir ki; burada sorun “bitcoin” adıyla bilinen sanal parada çıkabilir, çünkü bu para resmi olarak devletlerin tanıdığı ve uluslararası alanda tedavül edilebilirliği bulunan, kıymeti korumaya değer görülen bir para birimi olarak henüz kabul görmemiştir. İlgili bende göre; spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını oynayanlar mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından beş bin liradan yirmi bin liraya kadar idari para cezası ile cezalandırılacaktır. İktisadi kayıplar ile ahlaki tehlike dikkate alındığında, Devletin ve/veya yasa ile şans ve bahis oyunlarını oynatmaya yetkili kılınan kamu otoritesinin suçun mağduru ve toplumun mağduriyetini temsile yetkili kılındığı söylenebilir. Ancak bu yetki; şans ve bahis oyunlarını oynatmakla ve bu konuda üçünü kişilere, yani özel müteşebbislere hak tanımakla yetkili kılınan kamu otoritesinin dışında başkalarına bırakılamaz. Yine bilirkişi raporu alınması hususunda emsal gösterebileceğimiz Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 29.06.2016 tarihli, 2015/7210 E. ve 2016/20433 K. sayılı kararında; sanığın internet üzerinden kimseye yasadışı bahis oynatmadığını, sadece kendisinin oynadığını savunması, işyerinde yapılan aramada bilgisayar ve barkod yazıcısı dışında oyun oynayan kimsenin ve oynanmış maç kuponlarının bulunmaması, gerekçeli kararda ele geçen bilgisayar üzerinde yapılan incelemede yüklü miktarda bahsin oynandığını belirtildiği halde, dosyada ve UYAP kayıtlarında hükme esas alınacak nitelikte herhangi bir bilgisayar inceleme ve bilirkişi raporunun olmaması karşısında; mevcutsa bu raporun eklenmesi, aksi halde işyerinde bulunarak zapt edilen bilgisayar kasası ile diğer eşya, konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek, 7258 sayılı Kanun kapsamında “yurtdışında oynatılan her çeşit bahis ve şans oyunlarına internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkan sağlayıp sağlamadığı” ve “yasadışı bahis sitesine hangi tarihlerde ve ne sıklıkta girildiği ve ne miktarda kupon oynadığı” konusunda ayrıntılı bilirkişi raporu alındıktan sonra, sanığın ne şekilde başka kişilere yasadışı futbol bahsi veya şans oyunu oynattığının, yer ve imkan sağladığının karar verinde tartışılıp hukuki durumun takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile mahkumiyet kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

bahis entertainment n.v Bu hukuksal olgular ışığında somut olayın değerlendirilmesi gerekirse, sanığın IP adresi Türkiye dışında olduğu tespit edilen süperbahis.com sitesinde kumar oynanması için gerekli olan hesapları açtırması dışında bu bankalardan herhangi bir menfaat temin etmemesi ve suça konu bankaların zararına yol açacak herhangi bir eyleminin söz konusu olmaması, öte yandan bahis oynayan kişilerin, kendi istekleriyle siteye üye olup, oyunu kazananların paralarının ödenmesi karşısında, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçu kapsamında kalmayıp, 7258 Sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması” bozma sebebi sayılmıştır. 7258 sayılı Kanun m.5/1’de tanımlanan suçların mağduru; hem ekonomisi ve hem de ahlakı ile korunması gereken, gençleri ve çocukları tehlikeye düşürülen, malvarlıklarını kaybetme riski ile karşı karşıya bırakılan toplumdur. TCK m.155’de düzenlenen güveni kötüye kullanma suçu; bir tür emanete ihanettir, yani başkasına ait olup da korumak veya belirli bir şekilde kullanılmak üzere zilyetliği kendisine devredilen mal üzerinde suiistimal olduğunda gündeme gelir ki, bu suç ile 7258 sayılı Kanunun 5. maddesinde tanımlanan suçları ayrı değerlendirmek gerekir.

Fail; örneğin bir kahvehaneyi hem kumar ve hem de yasadışı sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunları oynatmak için kullanıyor, yani hem TCK m.228/1 ve 7258 sayılı Kanun m.5/1-a ve m.5/1-b’yi ihlal ediyorsa, TCK m.44’de düzenlenen fikri içtimadan faydalanabilecek midir? Çünkü 7258 sayılı Kanunun 5. maddesinin tatbiki noktasında, “Özel kanunlarla ilişki” başlıklı TCK m.5 gözetilir. Suçun azmettiricisi TCK m.38’e ve yardım edeni de TCK m.39’a göre cezalandırılacaktır ki; 5. maddenin 1.39’a göre değerlendirilmeyecektir. Bu söylediğimiz husus (a) bendinde geçen “oynanmasına yer veya imkan sağlama” bakımından da geçerlidir, oynatmanın suç sayıldığı durumda ise, oynatma için gerekli tüm hazırlıkların yapılıp sonucun gerçekleşmemesi halinde, suçun teşebbüs aşamasında kaldığı veya ani suç sayıldığından bahisle hazırlık hareketlerinin tamamlanıp icra hareketlerine girilemediği ileri sürülebilir ki, bizce oyun oynatma suçu teşebbüse elverişli olduğundan, oyun oynatılmasa bile oynatma için gerekli çalışmaların yapılıp da suçun yarıda kalması halinde suça teşebbüs edildiği kabul edilmelidir. TCK m.228/1’e bakıldığında da kumar oynamanın bir suç değil, Kabahatler Kanunu m.34’de idari suç olarak düzenlendiği, TCK m.228’de ise kumar oynatmanın suç sayıldığı görülecektir.

TCK m.228’in gerekçesine göre; “bir oyunun kumar sayılması için iki koşul aranacaktır: Birincisi oyunun kazanç kastı ile icra edilmesi, ikincisi ise kar ve zararın talihe bağlı olmasıdır.” Kumar, kar ve zararın talihe bağlı olduğu oyundur, bahis ise oyuncuların bilgisine ve tecrübesine dayalı olarak oynanan oyundur. Milli piyango, loto, tombala gibi oyunlar kar ve zararın talihe veya şansa dayalı olduğu kumar oyunu olarak örneklendirilebilirken, kazanılan veya kaybedilen paranın önceden belli olduğu, bilgi ve beceriye dayalı, spor takımlarının kadrolarını ve sair şartları gözönünde bulundurarak sonuçların tahmin edildiği oyunlar ise, bahis oyunları olarak adlandırılabilir. Ceza Kanununun uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve kar ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlardır”. Birinci fıkranın (b) bendinde yer alan maddi unsurun gerçekleşmesi halinde, (a) bendinin tatbiki yoluna gidilemez.

Diğer Yazılar